Deniz Suyu Arıtma sistemleri

Dünya yüzeyinin büyük kısmını kaplayan deniz suyu direk olarak içilemiyor ve endüstride kullanılamıyor. Küçük bir çöl faresinin kobay olarak kullanıldığı bir deneyde, hayvan deniz suyu içmek zorunda bırakılmış ve zarar görmeden uzunca bir süre hayatta kalmayı başarmıştı. Oysa insan vücudunun tuzlu suya dayanıklılığı çok daha azdır. Sürekli deniz suyu içmek zorunda kalan biri, kısa sürede su kaybından ölmektedir. İnsan böbrekleri böyle yoğun bir çözelti ile baş edememektedir. Vücut İdrarı seyrelterek atılabilecek duruma getirebilmek için, diğer organlardan su alınması mekanizmasını çalıştırır. Ölüm sebebi kaçınılmaz olarak yine susuzluk olacaktır.

                Denizden su elde etmenin gelişen teknoloji ile yatırım maliyeti oldukça düşmüş olduğundan artık projelerde işletme maliyeti ön plana çıkmaktadır. İşletme maliyetinin içinde ise en fazla maliyeti elektrik enerjisi tüketimi tutmaktadır. Denizden su alma yapısı, denizin analiz değerleri, ısı, arzu edilen su kalitesi, ön artım ünitelerine yapılan yatırım gibi teknik detaylara göre değişiklik gösterebilse de denizden tatlı su elde etmenin maliyeti bugün yaklaşık elektrik tüketimi olarak her bir metreküp için 2,2 kW maliyetlere kadar indirgenebilmektedir. Bu neden ile deniz suyu arıtma reverse osmosis sistemleri kullanımı gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır.

                Deniz Suyu Arıtma Yöntemleri

Deniz suyunu arıtmanın en eski yollarından biri damıtmak, yani kaynatmak ve yabancı maddelerden arınan buharı yoğunlaştırarak saf su elde etmektir. Tarihte kayıtlara geçen ilk deniz suyu arıtımına yaklaşık 400 yıl önce rastlanmıştır. Sir Richard Hawkins, Amerika kıtasına yaptığı yolculuk sırasında içme suyu sağlamak için, acemice yapılmış bir imbik kullanmıştı. Buhar çağına gelindiğinde ise gemi mühendisleri damıtma sürecine bağlı farklı cihazlar geliştirmeye başladılar. Günümüzün büyük gemilerinde dahi halen geliştirilmiş damıtma donanımları bulunabilmektedir.

Diğer bir yöntem de kaynatmak yerine deniz suyuna basınç uygulayarak tuzu ayırmaktır. Deneysel olarak uygun bir maddeden yapılma bir zar, bir kabın içine gerilir ve zarın bir tarafı tuzlu suyla diğer tarafı da tatlı suyla doldurulursa, tatlı suyun bir kısmı zarın içinden geçerek çözeltiye karıştığı görülür. Deneyin başarılı olması için zarın yarı geçirgen olması gerekir. Saf suyun belli bir yönde akmasına izin vermeli, ancak çözünmüş tuzların ters yönde geçmesine engel olmalıdır. Kimyacılar doğal olarak oluşan bu olguya, suyu çözeltinin içine iten bir geçişme basıncı ile açıklar. Daha saf olan su, tuzlu olan suya kendi kendine karışma eğilimine girer. Doğada kendi kendine oluşan bu reaksiyona osmoz reaksiyonu denir. Deniz suyu arıtma reverse osmosis ile son 30-40 yılda bu durum ciddi bir gelişme kaydetmiştir.

Fiyatlandırma İşlemleri

                Yaşanılan zamanın tatlı su ihtiyacı düşünüldüğü takdirde fiyatlandırma işlemleri her ne olursa olsun insanın gözüne çok da fazla gelmemektedir. Deniz suyunun tatlı suya çevrilmesi için ciddi miktarda ödemeler yapılabilse de sağlamış olacağı faydaların göz önüne alınması ve bu duruma olan ihtiyacın benimsenmesi pahalı fiyatın önüne geçecek seviyededir.